The Goal
Amaç
Eliyahu M.Goldratt & Jeff Cox
8/19/20262 min read


Bu kitabın Türkçesini okudum ve Amazon'dan almıltım. Açıkçası Türkesini okudugumu sevindim. Çünkü çok çok da iyi bir kitap değildi.
Önce Kar
Yatırım Getirisi:
Gördün mü? Bu 10 milyon doları yapmak için kaç para yatırmışsın?
Sadece 1 milyon dolar mı? O zaman yatırdığının 10 misli para kazanmışsın demektir. Bire 10. Bu fevkalade bir şeydir.
Ama eğer 1 milyar dolar yatırmışsan ve sadece 10 milyon kazanmışsan, işin bitik demektir.
Net Kar
Yatırım Getirisi
Nakit Akışı
Belkide Mark Twain 'Sağduyu pek sık görülen bir şey değildir' demekle haklıydı.
''Jonah'ın soru sormak suretiyle beni cevaplara yönlendirmesi 'Sokrates yöntemi'ydi.
Akım - faydası (throughput) birinci, akım faydasına yaptıgı etki yüzünden envanter ikinci sırada yer alırken, işletme giderleri ancak bundan sonra ele alınıyor.
Bir proses nedir ? Bunu hepimiz biliyoruz. İzlenmesi gereken adımların sıralanmasıdır.
Ralph peşini bırakmadı ve Bob'a sordu. ''Bir zincirin gücünü belirleyen şey nedir?'' '' Akıllı çocuk, tabii ki en zayıf halkası''
1. ADIM.
Sistemin darboğazlarını sapta. (Fabrikamızda darboğazlar olarak ısıl işlem fırınıyla NCX-10'u saptamak hiç de zor olmamıştı.)
2. ADIM.
Darboğazların nasıl kullanılacağına karar ver. ( Bu çok kolay olmuştu. Bu makinelerin molalarda çalıştırılmasını sağlamıştık.)
3.ADIM
Her şeyi yukarıdaki karar tabi kıl. (Her şeyin kısıtlamalara göre düzenlenmesini sağla. Kırmızı ve yeşil etiketler.)
4.ADIM
Sistemin darboğazlarının verimliliğini arttır. (Eski Smegma'yı geriye getirip daha az 'etkin' eski rotalara geçme ...)
5.ADIM
Bir önceki adımlardan herhangi birisinde bir darboğaz oluşursa, yeniden birinci adıma dön.
LEAN:
Bizim bütün yaptığımız, müşterinin bize siparişi verdiği andan nakit parayı aldığımız noktaya kadar olan zaman çizgisine bakmaktır.
Biz o zaman çizgisini kısaltıyoruz.
Ohno süpermarketlerden haberdar oldugunda (ABD'ye 1956 yılında yaptıgı ziyaret Sırasında hakiki bir süpermarket görmeden çok once ) Çözümün farkına vardığını yazar. Hem Süper Marketlerin hem de Toyota'daki besleme hatlarının çok çeşitli ürünleri yönetmesi gerektiğini kavradı. Süpermarketlerde ürünler koridorları tıka basa doldurmuyor.
Onun yerine, malların çoğu arka taraftaki depoda tutuluyordu. Mağazanın içinde her ürüne sınırlı bir raf alanı ayrılmıştı.
Bir ürün bir alışveriş tarafından alındıktan sonra, ancak o ürüne tahsis edilmiş olan raf yerini yeniden doldurmak için arka taraftaki depodan ikmale başlanıyordu.
Ohno'nun tahayyül ettiği şey, Toyota'nın operasyonunu üretmeyeceği zaman yönetmesini mümkün kılacak olan mekanizmadır. Üretim, iç stok üretmeyi kısıtlamak için iş merkezleri arasında tek bir sınırlı alan kullanmak yerine, spesifik olarak her parçadan birikmesine izin verilen miktarı sınırlamalıydı.
Bu kavrayışa dayanarak, Ohno Kanban sistemini tasarladı. (OHA aslında bu kitap okudugum geri kalan tamamına da bakarak söyleyebilirim ki Kanban sistemini anlamak için mükemmel bir kitapmış)
